🇹🇷 Küçük ve büyük çocuklarda medya tüketimi

🇹🇷 Küçük ve büyük çocuklarda medya tüketimi

Medyada fazla zaman geçirmek çocuğunuza ciddi zararlar verir!

Yıllar içinde günlük terapi çalışma hayatımda birçok şey değişti, özellikle de bir şey: Konuşmayı beceremeyen, kendi dilini konuşamayan, göz teması kuramayan ve kendisine hitap edilmesine yanıt veremeyen çocukların sayısı endişe verici bir şekilde artıyor.

Ebeveynlerle yapılan teşhis görüşmesi sırasında, genellikle bir yaşındaki çocukların internet kullandıkları ortaya çıkıyor – bazen günde birkaç saat ve bu yıllar boyunca sürüyor. Çocukları üç yaşında olmalarına rağmen hala konuşamıyor veya kendi dillerini konuşup ve davranış sorunları gösterdiğinde ebeveynler rahatsız oluyor. 

Dikkat çekilmesi gereken çocukluk toy dönemini sizinle etkileşime girmesi ve dünyayı keşfetmesi gerekir. Ancak elektronik cihazlar yüzünden çocuklar bundan mahrum kalırlar! Cep telefonları, tabletler ve televizyonlar ne bir iletişim partnerinin yerini ne de bir Almanca dil okulunun yerini tutabilir. Dolayısıyla dil gelişim bozuklukları sıklıkla ortaya çıkmaktadır.

Birçok ebeveyn artan medya tüketiminin çocuklar için zararlı olduğunu bilmediğinden dolayı, bu vesileyle artan medya tüketiminin olumsuz etkileri hakkında eğitim ve bilgilendirme yapmak istiyorum.

Lütfen aşağıdaki yazıyı sonuna kadar okuyun:

 

Küçük çocuklar için konuşma terapisinin (logopedi) hedefleri

Terapide çocukların günlük yaşamlarıyla doğrudan bağlantı kuran çok somut bir öğrenme ortamı yaratmak istiyorum. Böylece çocuklar medya aracılığıyla değil fiziksel olarak dünyayı kavramayı öğreniyorlar. Çocuklarla günlük terapi ve logopedik çalışmalarımdan oyun fikirleri, fotoğraflar ve örnekler burada bulabilirsiniz.

Konuşma terapisinin birinci hedefi göz temasıdır: Çocuğun karşısında çocuğa özel olarak hitap eden bir SEN bulunur ve bu SEN’e çocuk da özel olarak hitap edebilir. Çocuk ve iletişim partneriyle bir iletişim ilişkisi vardır, birbirleriyle ilişki kurarlar ve ortak bir üçüncü şeyi üzerine, örneğin hakkında konuştukları bir nesneyi paylaşırlar. Bu tüm iletişimin temelidir ve dolayısıyla tüm konuşma terapi (logopedi) çalışmalarının da temelidir. Ayrıca, konuşma terapisi, çocukların günlük ve dünya hakkındaki bilgilerini ve dolayısıyla kelime haznelerini ve ifade edip kelimeyi uzatarak oyun ortamında çok somut bir şekilde genişletme amacını taşır. Ne de olsa çocukların gündelik yaşamı, örneğin kıyafet ve ayakkabı satın almak, günümüzde genellikle „cep telefonunu tıklayarak“ yapılıyor ve mağazalardan pek alışveriş yapılmıyor.

Dijital dünyadaki gelişmelere baktığımda belki de düşüncelerim pek çağdaş değil ve evet, dijitalleşmenin nimetlerini kesinlikle kabul ediyorum. Ancak çocukların dil gelişimi ve sosyal davranışları üzerindeki etkilerinin ve tehlikelerinin de farkındayım, bunları her gün yaşıyorum. Çocuk konuşma terapisinde 10 yıllık terapi deneyimim var, bu nedenle bilimsel çalışmalara değil, tecrübelerime dayanarak söylüyorum. Çocuklar için günlük yaşamı medya olmadan hayal etmek genellikle imkansızdır. Çocuklar çeşitli ekranların önünde çok ama çok uzun saatler geçiriyor.

Medya tüketimi çok olan çocukların gösterdiği semptomlar, benim deneyimlerime göre şunlardır: Çocuklar

– göz teması kurmazlar 

– karşısındakine ilgi göstermezler

– kendilerine hitap edilmesine veya isimleriyle çağrılmaya yanıt vermezler ve

– genellikle kendi dünyalarında yaşarlar

– kendi dillerini geliştirirler ve karşısındaki ne söylediğini anlamaz. Bazen filmlerden sözler kullanırlar ve kendileri o sözleri anlamazlar veya konuşma durumuna uymaz.

– ayrıca bağımlılık gösterirler; artık medya olmadan yapamazlar

– ikinci düzeyde davranış sorunları gösterirler. Çünkü bir çocuk kendini anlatamazsa, ihtiyaçlarını ifade edemezse ve dili anlamazsa, bu doğal olarak acı çekme baskısı yaratır.

Dil demek iletişim demektir! Ve iletişim, yukarıda da belirtildiği gibi, her zaman bir BEN’den bir SEN’e yöneliktir ve ortak bir üçüncü şeye, ortak bir konuya dayanıyor. Elektronik eğlence aletleri bizimle ve çocuklarımızla konuşmaz, sadece çocuklarımızı susturur!

Apple’ın kurucusu ve tabletin bulucu Steve Jobs’un New York Times’ın  „… çocuklarınız iPad’i çok seviyor olmalı, değil mi?“ sorusuna verdiği yanıtta yer alan şu ifade bizi düşündürmelidir.

„Henüz kullanmadılar. Çocuklarımızın evde teknolojiyle geçirdikleri zamanı sınırlandırıyoruz.“

<span class="su-quote-cite">Steve Jobs</span>

Tüm ebeveynlere sesleniyorum: zehirin bir dozu olmalı

Küçük ve büyük çocuklarınızın ekran başında geçirdiği süreyi minimuma indirin ya da istisnai durumlara sınırlı tutun. Psikologlar 3 yaşından itibaren en fazla 30 dakika medya tüketimi önermektedir. Hastalık ya da uzun bir iş gününün ardından dinlenme ihtiyacı, uzun bir tren ya da araba yolculuğu gibi acil durumları anlıyorum. Ancak, cep telefonu, tablet, televizyon küçük ve büyük çocuklarınızın günlük oyuncağı olmamalı  ve hatta dijital çocuk bakıcısı olmamalı! Yoksa çocuğunuz göz teması ile belirlenen iletişim davranışını nasıl öğrenebilir ki? Olgunlaşma sürecindeki bir çocuğun beyni hiçbir uyarma almazsa nasıl gelişebilir ki? Çocuğunuz dünyayı kendi elleriyle kavrayamazsa, dünya hakkında pratik bilgileri nasıl edinecek, kelime haznesini nasıl geliştirecek? Bu nedenle sizden ricam: Çocuğunuzun yanında kendi medya zamanınızı ve çocuğunuzun medya zamanını gözden geçirin ve nerede azaltabileceğinizi ve nasıl çocuk dostu ve anlamlı alternatifler yaratabileceğinizi düşünün. Lütfen bu bilgileri çocuk bakıcılarınızla ve büyük anne-babalarınızla da paylaşın.

Burada çocukların medya tüketimi konusunda daha fazla bilgiler bulabilirsiniz:

– Çocuklar ve gençler için medya okuryazarlığı (Almanca)

– Çocuklarda medya tüketimi: İyi olan nedir? Gelişime ne zarar verir? (Almanca)

– Çocuklarda medya tüketimi: 3-6-9-12 kuralı ile iyi tavsiyeler (Almanca)